Ana Sayfa Hakkımızda Akademik Kadro Jeet Kune Do Muay Thai Kick Boks Wushu Matrak İletişim
Ana Sayfa    Yazar Listesi     Makale Listesi
JKD’YE KALEMLE GELDİM
Facebook Twitter Google+

JKD’YE KALEMLE GELDİM

Hani Jeet Kune Do bir felsefedir diyorlar ya? İşte o felsefeye duygu katmaya geldim. Sokak Dövüşüne kalemle geldim. “Kalem kılıçtan keskindir” sözünü ibra etmeye geldim. Bileğimize çizik atanların, kelimeleri yutağında bırakmaya geldim.

Onca yılın ardından yaptığım spora da iki satır dökmek, zor olmasa gerek… Öyle zamanlar geldi ekipçe gülüp, ekipçe eğlendik. Zaman geldi hep birlikte yas tuttuk. Birlikte hareket ettik, birlikte durduk. Dağlara tırmandığımız da oldu, ringlere sığamadımız da. Şehir şehir gezip maç da yapıldı, oruç halli antrenmanda. Bu şevk, bu cesaret, bu hırs boşuna bulunmuyordu JKD’ci de. Bir yerlerde, kalbinin bir köşesinde saklanan bir şey vardı. O olmadan bağlı kalınamazdı birçok değere. O olmasaydı vazgeçmek kavramı temel kural olurdu. Pes etmek başarı merdivenlerinin ikinci basamağı olurdu. “Yapamayacağım!” demek ise birinci basamağı… İşte o merdiveni yorulmadan, yılmadan çıkabilmek için kalpte saklanan şey gerekiyordu. Azim!

Azim olmadan, yolun sonunda ışık görünemezdi çünkü. Azim varsa, sevmek vardı. Azim varsa, başarmak.

Azim yoksa vazgeçmek vardı. Azim yoksa kaybetmek.

Sen azmettikçe çok yol kat edeceksin. Fakat düşmanların da durmayacak. Her attığın adımda önüne taş koyup senin ilerlemeni engelleyecekler. Vazgeçmeyeceksin. Düşmanın varsa, bir şeyler başarmışsındır. Düşmanın varsa, kıskanılmışsındır. Düşmanın yoksa… İşte o zaman kork kendinden.

Değişmez kural; 19.30 dedin mi antrenman saatidir. Sokak Dövüşçüleri hazırdır fırtına olup esmeye. Yumruklar havada, gard yerinde. Dinlenirken de olsa, unutma düşman her yerde. Kalbinde azim saklı senin, duygu saklı. Hissettiğin acılar canını yakmamalı. Sana güç gösterisi yapanlara, önce yürek göster sonra bilek. Dövüşmek için en önemli sebebin ise; dinin, dilin ve namusun. Onlara söz getirmemek, toz kondurmamak. Öyle bir yürek taşımalı ki bir sporcu; bayrağı ve vatanı üşenmeden sırtında gezdirmeli. Mazluma, masuma kapıları sonsuza dek açık olmalı. Zalimle dişe diş, kana kan savaşmalı, acize dokunmamalı. Yeri geldiğinde bulut gibi yumuşak, yeri geldiğinde yıldırım gibi sert olmalı. Ahlaki değerlerini koruyup, ahlaksıza öğretmeli. Cebinde kuruş parası olmasa dahi, kültürel değerleri satmamalı. Böyle yürek lazım geleceğin kahramanlarına, böyle bilek…

Sokak dövüşüne kalemle geldim. “Kalem kılıçtan keskindir.” Sözünü ibra etmeye geldim. Bileğimize çizik atanların, kelimeleri yutağında bırakmaya geldim.

Boks eldivenlerini giymeden, kaskımı takmadan, dirseklik dizlik almadan geldim. Yok, yanımda kılıcım, kalemimden öte. Yüreğim var bir de, onu da getirdim. Yürek büyük sermaye, büyük kazanç. Bilek ise bu kazanca vesile… Kavga çıkarmak basit, fesatlık kolay iş. Dil iki laf yaptı mı diniverir suskunluk, baş gösterir gürültü. Sporcuysan eğer marifet dilde değil, yürekte ve bilekte. Başarman gerek, pes etmekten pes etmen gerek. Başarman için hedef gerek, hedef içinse başarmak. Önüne çıkan engelleri aşmak, Hayallerine kılıç çekenleri yenmek demek; Başarmak. Geleceğin demek, hülyaların demek. Sonucuna razı olmak demek. Sen sporcusun! Hayallerinden vazgeçme…

Rümeysa Ertem.

Ajans Manisa
Tasarım ve Programlama